Çok uygun fiyata paketlerimiz var

Olur mu Allahaşkına?
Çok uygun fiyata paketlerimiz var

Birisi var. Çalışkan, disiplinli, üretken. 

Ve bunları beşle falan çarp. 

Ona baktıkça benim de daha disiplinli ve çalışkan olmam gerektiğini düşünür, aksi halde asla potansiyelime ulaşamayacağım hissine kapılırım.  

Müşteri profili de fena değil hani. CEOlar, kanaat önderleri, liderler… 

Geçen hafta yeni web sitesini açtığını ilan etti. 

Açtım. Aşağı kaydırdım. Fiyatlandırma bölümüne geldim.

Canım sıkıldı.

Fiyatlara değil. Sunuma. 

"Paketler." 

Bilirsin. Paket A'da X ve Y vardır. Paket B'de Z de eklenmiştir. Paket C'ye her şey dahildir. 

Paketlerle ilgili şöyle bir şey var:

SaaS ürünleri için harika çalışırlar.  

Yazılım abonelikleri için de. 

Basic. Pro. Teams.

Sonsuz ölçeklenebilen, marjinal maliyeti sıfır olan şeyler için yani. 

Ama sen yazılım satmıyorsun. Uzmanlığını satıyorsun. Dikkatini satıyorsun. Sadece bir tane olan ömründeki sınırlı zamanını satıyorsun. 

Değerli, biricik ve eşsiz uzmanlığını paketlere böldüğünde, bir çağrışım yaratıyorsun.  

Paket = bakkal, kuruyemişçi, sigara. 

Değiştirilebilir. Bırakılabilir.

Bütçene uyan paketi seç. Kajuyu çıkar Orhan abi, leblebiler kalsın. Ali'nin paketi Veli'nin paketinden büyük. Ayşe'nin paketi, Fatma'nın paketinden geniş. Fiyat performans… 

İlk date'i kapısında "paket servisimiz vardır" yazan bir restoranda yapar mıydın?

"Dava paketleri" olan bir avukat tutar mıydın? 

Algı, sunum ile şekillenir. “İçindekiler”e gelmeden çook önce. 

Aslında konuştuğumuz şey, markalama.

Sokaktaki ölümlü insanlar bir markanın logo, renk paleti ve fontlardan oluştuğunu düşünebilirler.

Ama markalama, çağrışımdır. Seninle ve maharetinle karşılaşan insanların daha sonra kendi başlarına kaldıklarında ağızlarında bıraktığın taddır. 

Bu tadı ve çağrışımı yaratabilmek için kendini sürekli sana yakışan şeylerle yan yana koyarsın. Eşleşirsin. İnsanların adını premium'la, kıtlıkla, değerliyle ilişkilendirmesini istiyorsan tabii. 

Paket, tam tersini yapıyor. 

Şunu eklemem lazım; esas olan uyum. Tutarlılık.  Tüm estetiğin minimal ve içindekilerin çoğu kimse için “yeterli” ise… Yani Google Docs enerjisi veriyorsan, o zaman tamam. Bunu kullan. Basitliği, sadeliği, ulaşılabilirliği markan yap. 

Paket 1: On'ra. Paket 2: Yirmi'ra. That's it! 

Sloganım: Adam olana yeter.

Cool bile oldu.   

Ama milyonluk işletmelere ve onların yöneticilerine sofistike hizmetler veriyorsan, stüdyoda çekilmiş, özenli ışıklandırılmış, kavuşturulmuş kollar ve çeneye destek veren el ile bir fotoğrafın varsa ve bunların altına "paketinizi seçin" yazıyorsan…  Bu kendini sabote etmekten başka bir şey değil!  

Fiyatlandırma bir sohbet gibi hissettirmeli. Büyükşehir belediye başkanlarının icadı Sovyetesk kent lokantaları menüsü gibi değil.

Subscribe to my newsletter

Subscribe to my newsletter to get the latest updates and news

Member discussion