Bana sorarsan şu:
İnsanlar senin ne kadar süper olduğunu ancak senden satın aldıktan sonra anlar.
Satın alana kadar, sadece sattığın şeyi ne kadar iyi pazarladığını görürler.
Hepsi bu.
Teknik olarak işini ne kadar iyi yaptığın seni henüz işe almamış biri için hiçbir şey ifade etmiyor.
Yıllarca kazandığın deneyim Google aramalarında görünmüyor. Gece geç saatlere kadar uğraştığın o kalite detayları mı? Satış gerçekleşene kadar kimseye görünmezler.
İnsanların gördüğü tek şey pazarlama kabiliyetin.
Bu durum, içimizde her zaman taşımak istediğimiz o romantik liyakat mitini kaldırıp çöpe atmıyor mu sence?
"Eğer mükemmelsem, müşteriler beni bulur."
Hayır. Bulamazlar.
Hayat liyakate göre işleseydi, doktorlar ve itfaiyeciler tüm toplumlarda en yüksek kazanca sahip insanlar olurlardı. Ama değiller.
Hak ettiğimizi elde edemeyiz. Pazarlık ettiğimizi elde ederiz.
Ve pazarlık, pazarlama ile başlar.
Zurnanın zart dediği yeri söyleyeyim:
Çoğu girişimci kendini hizmet sağlayıcı olarak konumlandırıyor.
Teknik, buluş, hizmet kalitesi olarak mükemmelleşirlerken pazarlamaları amatör kalıyor.
Bu ciddi bir handikaptır.
Elinizdeki birkaç müşteri için harika işler çıkarmakla o kadar meşgulsünüz ki, daha fazla müşteri getirecek pazarlamayı yapacak vakit bulamıyorsunuz.
Burada bir kimlik değişimi gerekiyor:
"Ben bir metin yazarıyım" diye düşünmeyi bırak.
"Ben, müşterilerinizin önüne çıkardığınız mesajların pazarlamacısıyım" diye düşünmeye başla.
"Ben bir SaaS kurucusuyum".
Hayır! Sen, müşterilerin çözümü olduğunu bilmediği sorunları çözmenin pazarlamacısısın.
"Ben bir lüks seyahat şirketi sahibiyim".
Hayır! Sen, müşterilerinin hayallerini onlarca yıl boyunca anlatacakları hikayelere dönüştürmenin pazarlamacısısın.
Sadece bir hizmet sunmuyorsun. Müşterilerinin dönüşümünü pazarlıyorsun. Bu, her şeyi değiştirir.
Kaynak kullanımını dengele. Teknik ve operasyonel becerilerini geliştirmeye ayırdığın emek, zaman ve paranın bir o kadarını pazarlama becerisi geliştirmeye de ayır.
Konumlandırmanı gözden geçir. Hizmet sağlayıcı mı, yoksa hizmetin pazarlamacısı mı olarak görünüyorsun?
Talep yoksa, bir işin yoktur.
Ürün kaliten seni kurtaramaz.
Uzmanlığın gizli kalır.
Çabaların boşa gider.
Her şey pazarlamadan akar.
Elinde sihirli bir değnek olsaydı, hangi pazarlama becerini geliştirmek isterdin? Bu sorunun ucunu açık bırakıyorum. Bana söylersen, ben de sana ilk adımda ne yapman gerektiğini söyleyebilirim belki.
Biliyorsun, gelen bütün mailleri okuyorum.
Subscribe to my newsletter to get the latest updates and news
Member discussion